16 Mart 2015 Pazartesi
KIŞ MUTSUZLARI YAZIM SİZE !
Kışın daha mı mutsuzsunuz ? Özellikle kışın depresyon belirtilerini bir türlü atamayan ve yaz aylarına oranla daha halsiz , yorgun , halsiz ve isteksiz olanlarda D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ ihtimali yüksek . Üstelik depresif ruh hali iştah kaybı , uyku bozukluğu gibi belirtilerle yemek yeme alışkanlığını etkilemekte ve zaten eksik olan vitamin mineral eksikliğini daha da derinleştirmektedir. Sadece eksik olanı yerine koymak bu durumu düzeltici olmaktadır..
D vitamini yumurtada , sütte ,balıkta , sıvı yağlarda ve yeşilliklerde de var . Ancak en önemli sentez yeri kendi derimiz .D vitamininin öncüsü olan madde derimizde ve güneş ışığı sentezin tetikleyicisi.. Bu nedenle kış ayları gibi güneş ışınlarının az olduğu zamanlarda takviye etmek gerekiyor.
15 dakika koruyucu faktörlü güneş kremi sürmeden direkt güneş ışığı almak gerek.. Bu o kadar önemli ki uzmanlar kuzey ülkelerdeki psikolojik hastalıkların sıklığını güneş yoksunluğuna bağlıyorlar.. Şizofreni hastalarının % 65 'inde ,depresyon hastalarının % 14 'ünde D vitamini eksikliği saptanmış. Tek hastalık nedeni olmasa da tetikleyici olduğu düşünülüyor..
12 Mart 2015 Perşembe
İNAT DUYGUSU VE YÖNETİMİ
İnsan yaradılış itibari ile kendisini diğer canlılardan ayıracak bir takım duygularla donatılmıştır. Bu duyguların bazıları başka canlılarda belirgin olması sebebiyle espri, övgü ya da onay ifadeleri içerebilmektedir. İnatçı keçi gibi :) İtiraf edeyim bu konuyu aklıma evdeki 3.5 yaşındaki küçük inadım getirdi. Yaş ve karakter açısından inadın zirvesinde olan ve sabrımı zorlayan bu duygunun erişkinlerdeki halini düşündüm...Bize ilk duyduğumuzda negatif gibi gelen duyguların terbiye edildiklerinde hedefe ulaşmada güç verici yol arkadaşları olacakları aşikar.. Önemli olan bu duyguları kontrol edebilmek ve yararımıza kullanabilmek. İnat duygusu da benlik hazinemiz içinde doğru yerde doğru şekilde kullanılması gereken bir hazine anahtarı.. Örneğin zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için kullanıldığında kulağınıza nasıl geliyor ?
11 Mart 2015 Çarşamba
KOMİK DOKTOR ANILARIM
17 yıl önce çalıştığım ilk sağlık ocağında hasta bakmaya başladım . Tam 1 ay Vademacum ( ilaç rehberi ) ezberledim. Benden deneyimli doktor abilerimin , ablalarımın polikliniklerine stajyer olarak katıldım. Sonuçta insan sağlığı şakaya gelmez. Nitekim bu sorumluluk sahibi tarafım ve mesleğime olan sevgim sayesinde şüphelenip sevk ettiğim bazı hastaların erken teşhislerine yardımcı oldum. Bu sonradan gerçekleşen güzelliklerin öncesine götüreceğim sizi.. Yani ilk hastama .
Tek başıma polikliniğe girdim sevgili hemşiremle hayatım boyunca unutmayacağım ilk hastamı beklerken içeri girdiler.. Evet kucağında bebeği ile gelen anne kestirmeden anlattı sıkıntısını . ''Doktor Hanım bu kızan günde 3 kere sıçiydi şimdi 5 kere sıçiy bi bakıversen.'' Az dışarı çık hanım dedim ve hemşiremle kendimize geldik. Olsun dedim meslek hayatım çok eğlenceli geçecek :))) Ve gerçekten acillerde bile hayata bağlanıp toparlanacak bir şeyler bulduk. Acıya rağmen eğlendik. Bu sebeple bazen sağlık kuruluşlarında çalışanlar size olması gerekenden mutlu , neşeli gelebilir. Ama aslında onlar bir önceki acının etkilerini üzerlerinden atıp bir sonraki vakaya moralmen hazırlanıyorlardır. Çünkü psikolojik olarak denge sağlanmazsa hizmet edemeyecek kadar çökmek olasıdır. Tabi ki dozunda ve saygı çerçevesinde....
Tek başıma polikliniğe girdim sevgili hemşiremle hayatım boyunca unutmayacağım ilk hastamı beklerken içeri girdiler.. Evet kucağında bebeği ile gelen anne kestirmeden anlattı sıkıntısını . ''Doktor Hanım bu kızan günde 3 kere sıçiydi şimdi 5 kere sıçiy bi bakıversen.'' Az dışarı çık hanım dedim ve hemşiremle kendimize geldik. Olsun dedim meslek hayatım çok eğlenceli geçecek :))) Ve gerçekten acillerde bile hayata bağlanıp toparlanacak bir şeyler bulduk. Acıya rağmen eğlendik. Bu sebeple bazen sağlık kuruluşlarında çalışanlar size olması gerekenden mutlu , neşeli gelebilir. Ama aslında onlar bir önceki acının etkilerini üzerlerinden atıp bir sonraki vakaya moralmen hazırlanıyorlardır. Çünkü psikolojik olarak denge sağlanmazsa hizmet edemeyecek kadar çökmek olasıdır. Tabi ki dozunda ve saygı çerçevesinde....
6 Mart 2015 Cuma
GÜLMEYE DEVAM :)
Gülmenin yararlarını gördük . Uygulama zor değil . Cem Yılmaz gibi doğal güldüren yeteneklere gülmek kolay ya kendi kendimizi güldürmek ? Sizi güldüren olayları tuttuğunuz bir günlük ayarlayabilir ve buna sizi çok etkileyen fıkraları da ekleyebilirsiniz. Gülmek sosyal bir eylemdir ama önce siz kendinize özel gülme molaları ile bu günlüğe dönüp kendi keyfinizi arttırabilirsiniz . Zaten siz kendinize deli demezsiniz :)
GÜLMEK HAYATIN ŞEKERİDİR AMA ŞİŞMANLATMAYAN ŞEKERİ ..Çünkü bilimsel olarak ispatlanmış ki mutlu ve gülen insanlar daha zayıf kalıyorlar :) Gülmek güven duygusunu arttırır ve özellikle karşı cinse özgüven mesajı verir. Çevrenizde esprili biri olarak tanınma çalışmalarına kendinize bir espri belirleyip ayna karşısında topluluğa anlatıyor gibi başlayabilirsiniz. Böylece nasıl göründüğünüzü önce siz bilirsiniz . En güzel hikaye gerçek hikayedir gibi en güzel espri doğal olanıdır. Başınıza gelen komik olayları defterinize not alıp uygun ortamlarda kendinizle dalga geçerek kullanabilirsiniz . Alıngan mizaçlılarda kendinize ithaf ettiğiniz esprilerinizin keyfini üzerlerine alınmadan çıkarabilirler . Espri muhataplarının ahlaki yapısı ve bakış açısı her zaman akılda olmalı . Çok ciddi toplantılarda bile konuşma öncesi kendinizle ve durumumuzla ilgili yapacağınız espri ortamı yumuşatacak ve anlattıklarınızın neşe ve mutluluk duyguları ile kayıt edilen bilgiler kalıcı hafızalarda daha kolay muhafaza edilecektir..10 dakika kahkahanın tek başına 30 kalori yaktırdığını belirterek yazımı bitiriyorum.. Bol gülümsemeli günler ...
5 Mart 2015 Perşembe
GÜLMEK VE YAŞAM ENERJİSİ
Gülmek iyi hissettirir. Gülmek sosyal bir eylemdir. Gülmek psikolojik ve fizyolojik açıdan sağlık ve denge belirtisidir. Gülmenin sağlığınıza yararlarını şöyle sıralayabiliriz : 1 - Endorfin salgılattırarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. 2- Bağışıklık sisteminizi güçlendirir. 3- Uykusuzluk sorununu azaltarak uyku kalitesini arttırır. 4- Daha rahat konsantre olursunuz . 5- Hafızanızı güçlendirir. 6- Endişe ve depresyona olan yatkınlığınızı azaltır. 7- Kahkaha sırasında yüz ,göğüs, ve karın iç organları ile sindirim kasları uyarıldığından sindirim hızı ve solunum derinliği artar .8 - Kan dolaşımını hızlandırır. 9- Kan dolaşımı arttığından damar tıkanıklığı gibi damar hastalıklarına yararı vardır hatta bu etkisiyle kalp krizi riskini azaltır .
Aslına bakılırsa her insanda doğuştan var olan özellik bir deyişle VÜCUDUN ÖTÜŞÜ.. Gülmek başarıyı olumlu yönde etkiler . Öfke gerginlik ve korku gibi negatif duyguları azaltır ve zihni rahatlatır. Bir sonraki yazıda gülmeye devam :) :) :)
4 Mart 2015 Çarşamba
ANN VE FİLLER
Ann kendisine 38 yaşında yumurtalık kanseri teşhisi konulmuş ve şu an hayatta olmayan bir anne.. Benim bu olayla ilgili sizlerle paylaşmak istediğim hayat dersi niteliğindeki yaşanmışlık. Hekimlik hayatımda pek çok örneğini gördüğüm ağır hastalık tanılarının sadece hastalığı yaşayanı değil birebir yakınlarını da nasıl etkilediği ve dönüştürdüğü durumlara canlı bir örnek anlatacaklarım. Aslında çoğunuz hatırladı belki gazetelerden hikayeyi. Benim gibi sonradan haberi olanlar için kısaltayım. Eşi Özgür'e 19 yaşında aşık olmuş ve evlenmiş Ann. Çok tatlı iki çocukları olmuş ve harika bir aile yaşamları.
Aldığı tanıya rağmen geride kalan zamanını kaliteli ,çocuklarıyla paylaşarak geçiren Ann'e en büyük desteği sevgili eşi vermiş.. Beni en çok sevgili Özgür'ün Ann'i kaybetmeden bir süre önce anlattıkları düşündürdü.. Değiştirmeden aktarıyorum : '' Teşhis öncesi basit şeylere üzülen ve sinirlenen takıntılı bir insandım. Şimdi yaşamın her anının nasıl bir mucize olduğunu ve dolu dolu yaşanması gerektiğini ölüm kapıya gelince fark ediyorum. Ölüm çok iyi bir öğretmen aslında.. Ann'le teşhisten önce fillerle ilgili bir belgesel izlemiştik. Afrika' da filler suya ulaşmak için yüzlerce mil yol katediyorlar. Hayatta kalmaları için tek şans bu yolculuğu tamamlamaları ama yavru bir fil ayağını incitiyor. Koskoca sürü onsuz ilerlemek yerine onunla birlikte hızlarını azaltıp yavaş yürümeye başlıyor. Koca sürü küçük bir bebek için kendi hayatlarını riske atıyor. Ben de yolculuğa Ann'siz de olsa devam edeceğim ve bebek fili suya ulaştıracağım..'' Şimdi önce kendime ve sonra size soruyorum ilk resimde dişi olduğunu düşündüğünüz filin cinsiyeti şimdi ne ve yaşadığınız hangi deneyimi hayatınızdaki çok iyi bir öğretmendi diye hatırlıyorsunuz ?
2 Mart 2015 Pazartesi
YAŞAR KEMAL 'İN ARDINDAN
02.03.2015 YAŞAR KEMAL ile beraber çocukluk anılarımın bir kısmı da toprağa veriliyor gibi hissediyorum. Edebiyat öğretmeni bir babanın gelişmiş kütüphanesi ile büyüyen çocuk gözümde kalın bir romandı o günlerde İnce Memed...Bizim evimizde annemle babamın yaşadığı yıllardaki siyasi sıkıntılar sebebiyle kendi rahatın için siyaset ve politikadan uzak dur inancı vardı. Buna rağmen kitaplara siyasi sansür uygulanmaz hepsi edebiyat dünyası içindeki varlığı ile kabul edilir ve saygı duyulurdu. Ben Yaşar Kemal'in sanatına saygı duyuyorum. Adalet değeri ,eşitlik değeri çok yüksek insanlar aslında hayatları boyunca taşıması zor bir sorumluluğu hissederek hayatlarını onurlandırmayı seçerler...Koçluk yolunda insanı anlamaya çalışan benim için çok açık bir örnek oldu saydığım değerler açısından.
Koca çınarın daha önce hiç bilmediğim hayat hikayesini ve o derin cümlelerin ardındaki duygulu yüreği anlamaya çalıştım. En ağır travmasını 5 yaşında babası gözlerinin önünde camide öldürülünce yaşadı. Bu ölümden sonra saz çalmasının annesinin aşık olup diyar diyar gezer korkusu ile engellenmiş olması ilginç bir hayat detayı. Asıl adı Kemal Sadık Göğceli ve bize şunları söylemiş : ''Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir .Bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.'' ''Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa sanatımın halktan ayrılmamasını isterim.''
Koca çınarın daha önce hiç bilmediğim hayat hikayesini ve o derin cümlelerin ardındaki duygulu yüreği anlamaya çalıştım. En ağır travmasını 5 yaşında babası gözlerinin önünde camide öldürülünce yaşadı. Bu ölümden sonra saz çalmasının annesinin aşık olup diyar diyar gezer korkusu ile engellenmiş olması ilginç bir hayat detayı. Asıl adı Kemal Sadık Göğceli ve bize şunları söylemiş : ''Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir .Bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.'' ''Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa sanatımın halktan ayrılmamasını isterim.''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















